Yalçın ÖZER

Vay Canına Sayın Seyirciler!

Yolsuzluğun vurgunun böylesini hiç görmemiştik... Bunu IMF istiyormuş. Dünya Bankası’ndan devlet 4 Milyar Dolar borç bulacak; bu paralar batak durumdaki 11 veya 13 banka arasında bölüştürülecekmiş. Dolarlar bu bankaların kasalarına girince, mali sistem tıkır tıkır çalışır hale gelecekmiş. Reel sektör ayağa kalkacak; piyasalar canlanacak, esnafın her günü bayram gibi olacakmış...

Rivayetler muhtelif... Kimi söylentilere göre, bu para, 7 yıl borçlandırma şekliyle (yani kredi olarak) bankalara verilecekmiş. Kimi söylentilere göre de hiçbir karşılık istenmeyecek ama sadece, devlet tarafından bu bankaların yönetim kurullarına veto yetkisi taşıyan bir(er) üye adam yerleştirilecekmiş. Veto yetkisi olan bu üye, patronlar tarafından asla satın alınamayacağıı için (!) paralar hortumlanmaktan kurtulmuş olacakmış.

Ama şekil ne olursa olsun, bu düzenlemeyi IMF kesinlikle istiyormuş... Ayrıca Ecevit’in ABD’ye seyahatinden evvel bu işler muhakkak bitirilmiş olmalıymış. Çünkü Ecevit bu düzenlemeleri bitirmiş olarak bu kıtaya ayak basmaz ise, ABD hükümetleri ve IMF duruma bozulabilir; bu da tabiatıyla bütün ilişkileri zora sokabilirmiş...

Vay canına sayın seyirciler!..

Vurgunun bu kadar alenisini daha evvel hiç yaşamamıştık. Borçlanan devlet... Ödeyecek vatandaş... Harcayacak olan ise sicili daha evvel banka hortumlamaktan lekeli banka patronları... Emin olunuz bu sefer işleri daha kolay... Diyelim ki bu paralar da son kuruşuna kadar iç edildi. Hiçbir müeyyide yok. Bu borçları kendileri değil, devlet baba nasıl olsa tıkır tıkır ödeyecek. Onlar da iki avukat tutup rahatlarına Bahama’ya tatile gidecekler.. Böyle parayı kim geriye öder ki?..

Devlet, bankalardaki tasarruflara yüzde yüz garanti vermiş durumda. TMSF bu yüzden; yani sistemi güçlendirmek için kuruldu. Dürüst bankacılık yapanlar için, bundan daha fazlasını düşünen bir devlete dünyada şimdiye kadar raslanmadı. Demek ki yine bir ilk’e daha imza atmak üzereyiz. Parası devletten, hortumlaması sizden...

Ayrıntıda bir başka garabet var; BDDK Başkanı geçenlerde gazetecilere düzenlediği kahvaltılı bir sohbette ağzından bir şey kaçırıyor; “Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’nu, önümüzdeki Haziran’da kaldırmayı planlıyoruz.” diyor. Bu garanti kalktıktan sonra, acaba kim güvenir de parasını yerli bankalara yatırır?... vatandaş devlet kadar saf değil ki?.. Zaten halihazırda yatırdığı paraya bile “Bugün git yarın gel” oyalaması uygulanmıyor mu?..

Bu hazırlıklar, ülkedeki tasarrufları yabancı bankalara yönlendirme amacı taşıyor. Mevduat toplayamayan bankaların batacakları çok açık olduğuna göre, geride ne kalıyor. “Benim verdiğim paraları cebine koy. Dükkanı kapat!” demek kalıyor. Demek ki IMF filmi başa sarıp, bir kere daha 28 Şubat sonrasındaki olayları yaşamamızı istiyor...

Tesadüfe bakın; son MGK toplantısında yine irtica üzerine yüklenme var. Konu Hürriyet ve benzerlerinin alevlenmeleri ile yeniden gündemde... Yapılmak istenen adeta şu; yeniden bir yaygara ve bu arada, devletin temin ettiği 4 Milyar Dolar borç, hiçbir teminat alınmadan sicili lekeli bankacıların kasalarında... Sonra herkes sus-pus. Operasyon tamamdır...

Vay canına sayın seyirciler!...

İşte tam bu sırada Mesut Yılmaz yurt dışında kayıplarda...Adresini İstanbul’un ünlü işadamları biliyorlar. Ama sır gibi saklıyorlar. Çünkü bu adresi bilen hemen uçağa atlayıp neşeyle yurda dönüyor. Yılmaz yine birşeyleri bölüştürüp dağıtıyor... Ama bu sefer işi daha gizli yürütüyor. Korkmaz Yiğit ile Türkbank işini komisyonlarken acemilik yapmıştı. Şimdi yurtdışında meçhul bir adreste. Söylentilere göre, 4 Milyar Doların çetelesi tutuluyor.

Kardeşi apar topar, Tekstilbank hisselerinin üçte ikisini aldı. Banka şimdi Mesut’un himmetine müheyya...

Vay canına sayın seyirciler.

Bu ülkede neler oluyor böyle... Üçünün toplamı bir parti bile etmez hale gelmiş bu tabanı olmayan koalisyon bu cesareti bu pervasızlığı nereden alıyor?.. Halkın tepkisiz mütevekkil olmasından mı?.. Zaten halk çoktan silmiş durumda... Seçime girip de ne elde edecekler?.. Merak etmeyin bu durumu bunların hepsi bizden çok daha iyi biliyor...

Öyleyse bunlar uzatmaları oynuyorlar. Ama çok vurgunlu çok akçeli bir oyun bu...

Üstelik IMF böyle istiyor. MGK da “Siz irtica ile mücadele edin!” diyor.