Metin ÖZER

BAHÇELİ’NİN ‘EVET’ DEDİĞİ TEK LİDER

7 Haziran ve 1 Kasım seçiminin gündemdeki ismi Bahçeli’ydi.
Bahçeli’nin uzlaşmaz tavrı, olayların seyrini değiştirdi.
Biz bugün belki de bir koalisyon hükümeti ile idare edilecekken, Bahçeli sayesinde AK Parti tek başına iktidar koltuğuna oturdu.
7 Haziran sonrası kendisine yapılan her koalisyon teklifini elinin tersi ile iten Devlet Bahçeli, bir yerde MHP’yi de bitiren adam oldu.
Siyaset iktidar olmak için yapılır.
Bahçeli siyaseti iktidar olmak için yapmıyor.
Devlet Bahçeli’nin anlamadığı şey de bu zaten.
O, az olsun ama MHP Meclis’te olsun mantığı ile hareket ediyor.
Tabi kafasının arkasındaki karanlıklarda başka bir hesap yoksa.
Bunu niçin bir not olarak düştüm?
MHP’den kopan ülkücüler arasında Bahçeli’nin MHP’yi bitirmek için geldiğini düşünen ciddi bir kitle olduğunu biliyorum.
Bu henüz ispatlanmış veya doğrulanmış bir iddia olmadığı için sadece not etmekle yetiniyorum.
Bahçeli’nin bu iddiayı doğrulatmak için elinden geleni ardına koymadığını da ayrıca not ediyorum.
Neyse…
Gelelim şu iktidar olma meselesine…
Rahmetli Türkeş 3 milletvekili ile iktidar olurken,  Devlet Bahçeli 81 milletvekili ile ana muhalefet partisi bile olamadı.
Türkeş ile Bahçeli arasındaki vizyon farkı da işte budur.

7 Haziran sonrası Kılıçdaroğlu, “Gel sen Başbakan ol. Hükümet olalım” dedi.
Bahçeli, “Hayır” dedi. 
Kılıçdaroğlu, “MHP ile birlikte azınlık hükümeti kuralım” dedi.
Bahçeli, “Hayır” dedi.
Döndü Davutoğlu’na sıra geldi.
Davutoğlu, “AK Parti olarak MHP ile hükümet olalım” dedi.
Bahçeli yine ‘Hayır’ dedi.
Hayır derken de AK Parti’nin hiç bir zaman kabul etmeyeceği ve kabul etmesinin aslını inkar olacağı 4 şart ileri sürdü.
Bu şartları masaya süren Bahçeli’nin bütün amacı AK Parti’ye, “Hayır” dedirtmekti.
Ama sonunda yine kendisi, “Hayır” demek  zorunda kaldı.
AK Parti bu kez azınlık hükümeti kurmayı önerdi.
Bahçeli yine ‘Hayır’ dedi.
En sonunda AK Parti de pes edip masadan kalktı.
İşte o günlerde Bahçeli’ye uzlaşmaz tavrından sonra MR. NO adı konuldu.
Devlet Bahçeli ise bu durumdan oldukça memnundu.
O kadar memnundu ki Twitter’dan beni dehşete düşüren bir açıklama yaptı;
-Hayır da Hayır vardır.
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh-il-aliyyil'azîm.
Lafa bakın Allah aşkına.
Bu kadar mı dini İslam’dan uzak kalınır?
Bu kadar mı Türklüğün töresi bilinmez.
İslamın temelinde,PEKİ” yanievetdemek vardır.
İman da bir evettir, yani kabul etmektir. 
İslam büyükleri; ‘evet’in rahmet, ‘Hayır’ın şer olduğunu söyler.
Bizim dinimiz, ‘Hayır’ın nefsi olduğunu bildirmiştir.
Nefs, “Hayır”, kalp, “Evet” der.
İmani çekişme de zaten buradan gelir.
Yine İslam alimleri; insanı Kamil bir kimseninPEKİdiyen kimse olduğunu söyler.
Partisinin altındaki mescidde bir Cuma Namazı bile kılmayan Bahçeli, bunları bilmiyor olabilir.
Peki Türk töresini de mi bilmiyor.
Türk’ün töresinde de evet var.
Türk töresinde; devleti ile ilgili ve onun hayrına olabilecek her karara evet demek var.
Devlet Bey’e göre ise,Hayır da hayırvar.
Hayır’da hayır olup olmadığı 1 Kasım seçimlerinde ortaya çıktı.
Bahçeli’nin ‘hayır’ları MHP’ye bir hayır getirmedi.
Peki ne oldu?
1. En büyük düşmanı olan AK Parti ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar oldu
2. MHP ana muhalefet olmak bir yana TBMM’nin en küçük partisi oldu.
3. Başbuğ’un partisi bölücü HDP’nin bile altına inip Meclis’in bir köşesine atıldı
4. Yüzde 16 oyu olan MHP, 4 puan birden kaybedip yüzde 11’e indi.
5. MHP’nin bundan sonra artık ciddi bir baraj sorunu ortaya çıktı.
6. Bahçeli’nin ‘Hayır’ları 41 MHP milletvekilini milletvekilliğinden etti..
Eee Bahçeli...
Hala,Hayırda hayır vardır”  diyebiliyor musun acaba?
Şimdi biraz geriye gidelim..
28 Şubat’ın karanlık günleriydi.
Sincan’da tanklar yürümüş ve iş başındaki Refahyol Hükümeti kansız bir darbe ile düşmüştü.
1999 yılında yapılan seçimlerde 5 parti barajı aştı.
Bu seçim Bahçeli’nin Türkeş sonrası girdiği ilk seçimdi.
O seçimde; DSP yüzde 22.1, MHP yüzde 17.9, Fazilet Partisi yüzde 15.4, ANAP yüzde 13.2, ve DYP yüzde 12 oranında oy aldı.
Bu sonuçlarla 3 partili bir koalisyon hükümeti kurulabiliyordu.
Hemen herkes; MHP, Fazilet Partisi ve DYP hükümeti kurulacağını sandı.
Çünkü DSP ile MHP’nin asla bir araya gelemeyeceğini düşünüyorlardı.
Ayrıca MHP ikinci parti durumundaydı.
Ecevit ile koalisyon kursa Bahçeli ancak Başbakan Yardımcısı olabiliyordu.
Diğerleri ile kurarsa Başbakanlık koltuğuna oturacaktı.
Başbuğ Türkeşin vefatı nedeniyle buruk olan Ülkücüler, yeni liderlerinin Başbakan olacağını sanıp sevindiler.
Ama yanıldılar.
Daha sonuçlar gelmeye devam ederken Devlet Bahçeli hayatının en büyük hatasını yaptı.
Poker masasında elini açtı.
O gece dedi ki; Erbakan ve Çiller dinlensin
Bahçeli’nin önüne geleni dinlendirmesinin kökeni, taa oralara dayanıyor anlayacağınız.
Yakın zamanda da Meral Akşener içinDinlensin” demişti.
Herkesi dinlendiren Bahçeli ne hikmetse kendini dinlendirmiyor.
Neyse…
Bahçeli’nin bu açıklaması adeta şok etkisi yaptı.
O ikisinin olmaması demek, “Ben Ecevit ve Mesut Yılmaz ile hükümet kuracağımdemekti.
Başbakanlığı kaybettiği gibi, pazarlık şansını da yerle bir etti.
MHP’yi; DSP ve ANAP’ın kucağına oturttu.
Devlet Bahçeli sol bir partiyi iktidara taşımakla kalmadı, Başbakanlığı da teslim etti.
Ertesi gün Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan’dan gelen bütün görüşme tekliflerine tıpkı bugünkü gibi, “HAYIR” dedi.
Bülent Ecevit’ten gelen teklife ise, hemenEVETdedi.
Dolayısıyla Bahçeli’ninEVETdediği ilk ve tek lider Bülent Ecevit oldu.
Bahçeli’nin Ecevit’e ‘Evet’leri hükümet kararlarında da sürdü.
Düşünün; Bebek katili Öcalanı idamdan kurtaran karara bile EVET dedi.
57’inci Hükümet’in koalisyon ortağı olan Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz; 10 Ocak 2000 tarihinde imzaladığı kararla, AİHM’in infaz ile ilgili ihtiyati tedbir kararı gerekçe gösterilerek Öcalan’ın idam kararını iki yıl boyunca Başbakanlık’ta bekletti.
Kısaca kıytırık bir neden ile Öcalan’ı asmadılar.
Bu kararın altında da Bahçeli’nin de imzası var.
Buna bile “Evet” diyen Bahçeli; her ne hikmetse gerek kendisi, gerek partisi ve gerek ise  ülkesi için hayırlı olan her teklife ‘Hayır’ diyor.
İşte bunu anlamak mümkün değil.
57. Hükümet ekonomik olarak ülkeyi felakete götürünce, harç bitti yapı paydos oldu.
Bahçeli bu kez Ecevit’e ve Yılmaz’a bir gol atıp erken seçim istedi.
Ecevit ve Yılmaz kapısına gelip yalvardı.
Yapma, etme seçim kararından vazgeç. Bu şartlarla seçime gidersek biz biterizdediler.
Ama Bahçeliyi ikna edemediler.
Dedikleri gibi 2002 seçiminde hepsi birden bitti, gitti.
DSP yüzde 1 ile, ANAP yüzde 5 ile ve MHP yüzde 8.5 ile baraja takıldı.
3 sene önce Erbakan ve Çiller’i dinlenmeye yollayan Bahçeli’yi bu sefer millet dinlenmeye gönderdi.
Bahçeli Ecevit’e hayatında bir kezHAYIRdedi.
Ondan da AK Parti doğdu.
Bugüne kadar Bahçeli’nin herHayırı, AK Parti’ye yaradı.
2002 yılındaki seçim öncesi ilkHayırın da AK Parti tek başına iktidar oldu.
Aradan 13 yıl geçti.
Bahçelinin son Hayırlarıyla da AK Parti yine tek başına iktidar oldu.
Ne ilginç değil mi?
Gel de bu durumdan işkillenme?
Bahçeli,Hayır da hayır varderken acaba AK Parti’nin tek başına iktidar olmasını mı kastediyor?
Çünkü her ‘hayır’ından bu sonuç çıktı.
İlahi Bahçeli..
Ne HAYIR’lı adamsın Yav..